Migreni olan çoğu kadın hasta, baş ağrılarının ve migren ataklarının menstruasyon döneminde arttığını belirtiyor.

• Migren tipi baş ağrıları olan kadınların %60’ı aynı zamanda menstrual migrene de sahip.

• Bu migrenler, menstrual döngünün bir parçası olan östrojen ve progesteron seviyelerinin düşmesi neticesinde ortaya çıkıyor.

• Östrojen seviyesinin düşmesi, migreni tetikleyici unsur olabiliyor.

Menstrual migreni olan kadınların %75’i, hamileliklerinin son iki trimesterında, baş ağrılarının daha az sıklıkla ortaya çıktığını belirtiyorlar, bu ise hormonla migren arasındaki bağlantıya bir kanıt oluşturmaktadır.

Migrende genetik yapının da önemli bir rolü olduğu gözlemlenmiştir; migreni olan kişilerin yaklaşık % 70 - 80’ninin aile bireylerinde de migren tipi baş ağrılarının olduğu belirtiliyor. Çalışmalara göre, eğer anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığı yüksektir. Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta daha yüksek olasılıkla migren görülecektir. Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre migrene yatkınlık daha fazladır..

Migren tipi baş ağrıları, uzun zaman iş güç kaybına neden oluyor.Migreni olan kişilerin %80’ninden fazlası, baş ağrısı nedeniyle günlük yaşamlarına normal bir şekilde devam edemiyor.

Migren atakları, yaşları 25 ile 55 arasında olan kişilerde daha yaygın görülüyor.

Migreni olan kişilerde, ağrılar çocukluktan itibaren artmaya başlıyor, ve 40 yaşında en üst sınıra ulaşıyor. 40 yaşından sonra, migren ağrıları hafiflemeye başlıyor. 60 ile 70 yaşları arasında migren semptomları genellikle azalıyor, ve hatta yok oluyor.